Ana Sayfa / Köşe Yazısı / EHL-İ BEYT-E SAYGISIZLIK

EHL-İ BEYT-E SAYGISIZLIK

Ehl-i Beyt-e saygı duymayı bir mezhep meselesi yapa bilme kurnazlığını gösteren Emevi hainleri, Hz. Muhammed ümmetinin hayat damarlarından biri olan Ehlibeyt sevgisini işlemez hale getirmişlerdir.

Ehl-i Beyt-e saygısızlık, yapanlar, onların canlarına iffet, ve onurlarına saldırı şerefsiz bir mantıkla içtihat ayrılığı ilan edebilmiş ve torunlarına ihanet ettikleri bir peygamberden şefaat ve rahmet beklemeye kendilerini hak sahibi görmeye, hala bu gün bile devamda bir sakınca görmemişlerdir.

Ehlibeyte saygıyla, Ehlibeyte saygıyı sömüren mezhep saplantısını bir birinden ayırmak Kur-an-a ve Hz. Muhammed-e inanmış bir vicdanın temel borçlarından biridir. Bu borç eda edildikten ve Ehlibeyte saygının iman gereği olduğunu kabulden sonradır ki, gök muştusunun aziz peygamberi Hz. Muhammed-in ruhundan bize lütuflar ve rahmetler akacaktır. Ne yazık ki İslam dünyası bu hayati noktayı henüz bu gün dahi,gereğince fark edememiş ve Hz. Peygamberine ihanet ederek onun evlatlarını hançerleyip zehirleyen bir ümmet yaftasını sırtından atamamıştır.

Ehlibeyt deyince ne anlıyoruz. Kur-an-ı Kerim-de ev halkı anlamına geçer.

Hud suresi ayet – 73 – Olar Allah-ın işine taaccüp mü ediyorsun. Ey hane halkı, Allah-ın rahmeti ve bereketi üzerinizdendir, o , öğülmüştür, şanlıdır.

Kasas suresi ayet -12 – Ve önceden onun için süt anaları men etmiştik, bunun özerine kız kardeşi-dedi ki: size bir hane halkını göstereyim ki: Onu sizin için güzelce korurlar ve onlar onun için hayırdan bulunurlar.

Ahzab suresi ayet – 33 – Allah sizden kiri gidermek ve sizi ter temiz yapmak ister, ey Ehlibeyt. Bu tabir yine Kur-an-ı Kerim-de Hz. Muhammed-in ev halkı anlamında kullanılmaktadır.

Hz. Peygamberin ev halkı anlamında Ehlibeyt deyiminin de biri geniş biri dar olmak üzere iki çerçevesi vardır. Geniş anlamda Ehlibeyt Hz. Peygamberin bütün ev halkını, hatta ev halkına yakın kişileri de içerir. Nitekim bir İranlı olan Selman-ı Farisi için Hz. Peygamber o bizim Ehlibeytimizdendir buyuruyor. İslam geleneği, geniş anlamda Ehlibeytten Hz. Peygamberin hanımlarıyla Hz. Ali Fatma ailesini anlatmaktadır. Bu anlamda Ehlibeyt deyiminin geçtiği, ayet.

Ahzab suresi ayet – 33 – Allah sizden kiri gidermek ve sizi ter temiz yapmak ister, ey Ehlibeyt.

Dar anlamda Ehlibeyt ise İslam bilginlerinin ortak kabullerine göre şu 4 kişiden oluşur. Hz. Ali,Hz. Fatma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin. Ve onların soyundan gelenlerdir…

Hadis kaynaklarının peygamberimizin hanımlarından Ümmü Seleme-ye ve sahabi Üsame b. Zeyd-e dayandırdıkları beyanlara göre Hz. Peygamber bu dört kişiyi ebasına sararak, benim Ehlibeytim bunlardır, demiş, ve onlara dua etmiş. Bu dört kişiyi, ebasının altına alınan yakınlar anlamında. ALİ EBA ve EHLÜ-L Kısa da denir. Hamdi yazarın da belirttiği gibi, Ahzab suresi-nin 33 cü Ayetinden sadece peygamber hanımlarını anlamak tefsir ilmi kuralları ve Arap dilinin yapısı bakımından mümkün değildir. Çünkü ayet, Ehl-i Beyt-e hitap ederken erkek zamiri olan kün kelimesini kullanmıştır. Bu özellik Ehl-i Beyt-in içinde erkeklerinde bulunduğunu ve kadınların bu kavram içinde arap dilinde tağlip denen kural gereği girebileceklerini göstermektedir. Kaldı ki Hz. Peygamber-in bu ayeti fiilen yorumlayışı karsısında Ehl-i Beyt-i, peygamber hanımlarıyla sınırlamak asla savunulmaz.

Kur-an-da FATİHA suresinin 7- ci ayetin-de yer alan ve her Müslüman-ın günde beş vakit kıldığı namazda okuduğu, bizi doğru yola ilet, kendilerine bağışta bulunduklarının yoluna, götür. Ayetindeki bağışta bulunanlar, Hasan el-Basri, Ebu Aliy gibi bazı ilk ve büyük müfessirlere göre, son Peygamber, ve Ehl-i Beyt-i dir.

Kimliklerini Kur-an ve hadis ışığında tespit ettiğimiz bu, Ehl-i Beyttır ki Kur-an Peygamberimizin tebligatına karşılık olarak onlara sevgi ve saygıyı emretmektendir. Kur-an bu emri verirken peygamberimizin Kurbasına yanı yakın akrabasına sevgi ve saygıdan söz etmektedir. Bazıları bu Kurba kelimesi üzerinde çeşitli oyunlar sergileyerek ayetin direktifini saptırmak istemişlerdir. Olay ve oyunu daha yakında izlemek için Kur-an-nın temel kavramları adlı Yasar nuri öztürkün eserinde kurba maddesini okumanızı öneriyorum.

Yakın akraba anlamında ki bu kelime Kur-an-ı Kerim-de 16 yerden geçmekte ve hepside aynı almamda kullanılmaktadır.

Örnek olarak bakınız. Bakara suresi ayet -83 – 177 – Nisa – 8 – 36 – Enfal – 4 – Rum – 38 – Haşr – 7 – ayetlere.

Kur-an-ı Kerim, Hz. Peygamberin yakın akrabasını o kurba kelimesiyle anmakta ve inananlardan Hz. Peygamber-in tebliğ hizmetlerine karşılık onun Ehl- Beytine sevgi saygı istemektedir.

Şura suresi ayet – 23 – üncü ayeti bu hususu düzenlerken şöyle diyor. Ey peygamberim, de ki. Ben tebliğ hizmetime karşılık Ehlibeytime sevgi ve saygıdan başka hiçbir şey istemiyorum. Sözün özü şudur. Ehlibeytin haklarına ve onlara saygı göstermek yerine, onlara zülüm ve dehşetle muamele edenleri aklamak için didinenlerin Muhammed-in şuur ve rahmetten nasipleneceklerini inanmayı akla ve İslam-a ve insanlığa ters düşmek olarak görürüz.

İMANA KİM ONAY VERECEK

Kur-an-ın dini, ruhbanlığı, din sınıfını, Allah ile kul arası aracılığı kabul etmediğine göre kim onay verecek. Sadece yüce Allah onay verecektir.

Yılardan beri bu ülkeye verildiği mesajların en önemlilerinden biride şu olmuştur. Dindarlığınıza, imanınıza Allah-tan başka birinden onay almaya kalkmayın mahvolursunuz. Çünkü insanların imanına onay verme sömürüsü üzerine kurulan bir siyasal Makyavelizm türemiş ve ülkenin anasını ağlatmak üzere selli Seyf etmiştir. Eğer dininizi, imanınızı, kendisi gibi düşünmeyenlere kafir damgası vurmayı siyasetinin esası yapmış Müslüman kimliğini elde etmemiz hayal olur. Eğer onlar gibi eğilip kalkıp namaz kılmıyorsan camiye gitmiyorsan Müslüman değilsin.

Allah-a teslimiyet, Allah katında Müslüman olmanız için yeterlidir. Bu ziynetin, mümin Müslüman onayı vermesi kendisine teslimiyet şartına bağlıdır. Tarih buna tanıktır. Tarihi çok iyi okuyalım ve ibret alalım, tartışma üstü, ürpertici bir örnek verevim de Kur-an müminleri derin derin düşünsünler.

Hz. Ali-yi düşünün bir an mezhep takıntılarından uzaklaşarak düşünün Hz. Ali-yi.

Ali-nin bir unvanı Kur-an-ı Natık yanı konuşan kur-an, Bir unvanı Şah-ı velayet, yanı veliliğin sultanı, Bir unvanı Ebu Türap, yanı toprağın babası, Bir unvanı Şiriyezdan, ,yanı Tanrının arslanı, Bir unvanı da İlim Beldesinin kapısı. Hz. Peygamber-in ve tarihin verdiği unvanlar bunlar. Hz. Muhammed ben İlmin Beldesiyim kapısı Hz. Ali-dır. Bana gelen önce kapıya müracat etsin.

Biraz ünce sözünü ettiğim zihniyetin ilk devirlerdeki damarı, işte bu Ali kafir oldu diyerek şehit etiler. Bununla yetinmediler o piş, o katranlı ve lanetli damar: Son peygamberin, cennet Çiçeklerim diye koklayıp bağrına bastığı İmam Hasan-ı zehirleyerek, İmam Hüseyin-i de Kerbela da doğrayarak şehit etiler. Ehlibeyt ocağını çiğneyip tarumar etiler.

O lanetli damar buna da doyamadılar. Halifeye yanı lanetlenmiş melunlar kıralı yezide ası oldular gerekçesiyle Harem de, sahabi neslinden binlerce insanı öldürüp yüzlerce bakirenin ırzına geçtiler. Bu da yetmedi. Ehlibeyte yanı muazzez peygamberin aziz evlatlarına camilerde 68 yıl boyunca lanet okundu, ve okuttular

Şimdi vicdan kulağınıza bir şey daha ileteyim. Ömer bin Abdulaziz ki o da bir Emevi halifesidir, ama namuslu bir adamdır. Resul evladına mabetlerden lanet okumayı durdurduğu zaman Hasımları tarafından şöyle itam edilmiştir. Sünnete aykırı davrandı, sünneti dışladı. Bu gün bizim için sünneti dışlıyor atalarımıza ihanet ediyor diye itham da bulunan zihniyet işte o piş ve lanetli damarın uzantısıdır. Bunların sünneti, peygamber ocağını söndüren zalim ve katil Emevilerin uygun görüp örfleştirdikleridir. Hz. Muhammed-i sevip seçtikleri değil.

Canı cehenneme o piş Emevi sünnetlerin.

Özetleyelim: onun bunun dinine imanına ibadetine onay verme yetkisini kendisinin doğal Hakkı gören bu Kur-an dışı çürümüş zihniyetin lügatin de doyma, uzlaşma, acıma gibi kavramların yeri yoktur. Ondan anlayış bekleyenler bir gün gelir, saçlarını başlarını yolarlar ama iş işten geçmiş olur. Peygamber evladına acımayanların başkalarına acımalarını beklemek, korkunç bir aldanıştır. Tek çare, Meseplerin altını çizerek Kur-an-a giderek dini yeniden öğrenip dimdik ayakta durmaktır.

Ehlibeyt. Dilimizdeki ifadesiyle hane halkı. Kimin hane halkı Hz. Muhammed-in hane halkı. Evet peygamberimizin hane halkına Ehlibeyt diyorlar. Başta Hz. Ali, Hz. Fatma, oğulları Hz. Hasan, ve Hz. Hüseyin dır. Devamı bunların oğulları, oğulların da oğulları, yanı on iki İmamlar ve onların da devamı olan seyitle günümüze kadar geliyor. Ve devam edecektir. Bizlere Hz. Muhammed-in Ehlibeytini sevmek yüce Allah-ın emri ve Kur-an-ı Kerimin bildirisidir. Hz. Muhammed bize iki emanet bırakıyor. Biri Kur-an-ı Kerim. Biride Ehlibeytimdir buyurur. Yüce Allah bizleri Ehlibeytin yolundan ayırmasın. Himmetleri üzerimize olsun.

Cemal sevin İzmir limontepe cem evi.

Hakkında Cemal SEVİN

Ayrıca Kontrol Ediniz

EHL-İ BEYT SEVGİSİ

Yüce Allah’ın bizlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Resule ve onun soyuna. Erişilmez bir mertebe bağışladığı, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir