Ana Sayfa / Köşe Yazısı / EHL-İ BEYT SEVGİSİ

EHL-İ BEYT SEVGİSİ

Yüce Allah’ın bizlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Resule ve onun soyuna. Erişilmez bir mertebe bağışladığı, takva, ilim ve irfanlarıyla insanların üstünde tutuğu, bilenlerin bilgisi düzeyiyle kutsadığı, onlara sığınanları, kurtuluş gemisi gizemiyle müjdelediği, her türlü yanlış ve eksiklikten arındırdığı EHL-İ BEYTİNE. Salat ve selam olsun.

Ona biat eden ve yanından ayrılmayıp destekleyen, değişmeyen, onun çizdiği yoldan dönmeyen-ayrılmayan, çetin zorluklara göğüs geren, sapmayan, bozulmayan, kopmayan canlara selam olsun.

Ehl-i Beyt, Hz. Peygamber efendimizin ailesi ve evlatlarıdır. Mü’minlerin Anneleri, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin Ehl-i Beytin şerefli fertleridir.

Hz. Peygamber Efendimizin şerefli soyu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vasıtasıyla devam ettiği için, onların kıyamete kadar gelecek olan evlatları da Ehl-i Beyt’in birer parçasıdır. Onları sevmek her Mü’minin vazifesidir. Bu sevgi çok şerefli ve gereklidir. Kalbinde azıcık Ehl-i Beyt sevgisi bulunmayan kimse, Hz. Peygamberin sevgisinde yalancıdır.

Yüce Allah, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimizin Ehl-i Beytini bizzat Kur’an’da zikretmiş ve onlara şu şekilde iltifatta bulunmuştur.

Ey Ehl-i Beyt Allah sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. ( Ahzab / 33 )

Ümmü Seleme validemiz demiştir ki: Bu ayeti kerime benim evimde indi. Hz. Resulullah (s.a.v.) Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, ve Hz. Hüseyin’i çağırdı. Onları Hayber yapımı geniş bir Abanın altına topladı, kendiside içine girdi ve : İşte bunlar benim Ehl-i Beytimdir, buyurdu. Sonra inen ayeti kerimeyi okudu ve :

Allah’ım, onlardan kötülükleri gider. Onları tertemiz et. Diye dua etti. Ben : ya Resulullah, ben Ehl-i Beytten değil miyim dedim. Hz. Rasulullah (s.a.v.),Sen benim ehlimsin. Sen zaten hayır içindesin buyurdu.

Hz. Peygamber Efendimiz, Ashab-ı kiram ve ümmetini Ehl-i Beyt’in hukukunu iyi koruma konusunda şiddetle uyarmıştır.

Zeyd b. Erkam anlatıyor: Allah Resulü (s.a.v.) Mekke ile Medine arasında Hummen denilen suyun başında bir hutbe okudu. Allah’a hamd, sena ve zikirden sonra şöyle buyurdu.

Ey insanlar, Dikkat ediniz, ben bir beşerim. Rabbimin ölüm elçisinin gelmesi ve benim ona icabet edip aranızdan gitmem yakındır. Sizlere hukuku ağır iki kıymetli emanet bırakıyorum. Birincisi Allah’ın Kitabı’dır. Ondan nur ve hidayet vardır. Allah’ın kitabına sımsıkı sarılın.

Onunla meşgul olun, onu öğrenin, öğretin, hükümlerini anlayın.

İkincisi emanet benim Ehl-i Beytindir. Ehl-i Beytim hakkında Allah’tan hatırlatırım. Zeyd b. Erkam’ı dinleyenler arasından bulunan Husayn b. Sebre. Ehl-i Beyt, kendilerine sadakanın haram olduğu kimselerdir Dedi. Huseyn:

Alimlerin ekseriyetine göre Ehl-i Beyt, Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şerefli aileleri, kızı Hz. Fatıma, damadı Hz. Ali, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin dır. Kıyamete kadar onların sulbünden gelen zürriyetleridir. Yanı Hz. Hüseyin’in torunları olan seyitler, ve Hz. Hasan’ın torunları olan şerifler, Ehl-i Beytin günümüzdeki şerefli mensuplarıdır. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’in şerefli nesli, kıyamete kadar hiç kesilmeyecektir.

Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. İmam Zeynel Abidin, babası Hz. İmam Hüseyin’in şehid edilmesinden sonra, Şamlılar tarafından esir edilerek Dımeşk’a getirilir. Onu böyle gören zalim bir Şamlı: Sizin kökünüzü kazıyan ve fitnenin başını kesen Allah’a hamdolsun, diye, güya onları fitne başı olduğunu ima etmeye çalıştı. İmam Zeynel Abidin, adama, sen Kur’an’ı okudun mu, diye sordu, adam, Evet, okudum dedi.

Hz. İmam Zeynel Abidin, Sen, Allah Teala’nın, Resulüm, onlara de ki: Ben bu davetime karşılık olarak sizden bir karşılık ve ücret beklemiyorum. Sadece Ehl-i Beytime sevgi göstermenizi istiyorum. (Şura-23) ayetini okumadın mı, Diye sordu.

Adam, Bu ayette sevilmesi emredilen yakınlar sizmisiniz, diye sorunca, İmam Zeynel Abidin, Evet, onlar biziz dedi.

Bir gün İmam Azam hocası İmam Caferi sadık hazretlerinden ilim ve hadis dinlemeye gelmişti. İmam Caferi Sadık elinde bir asa ile çıkageldi. İmam Azam Ey Resulullah’ın evladı, siz henüz asaya ihtiyaç duyacak bir yaşta değilsiniz dedi.

İmam Caferi Sadık: Evet dediğiniz gibidir, fakat bu elimdeki asa Hz. Peygamberin asasıdır. Onu bereket için yanımda taşıyorum dedi. İmam azam, hemen ileri atılıp bastona sarıldı ve, Ey Resulullah’ın evladı, müsaade buyurun, onu öpeyim dedi. İmam Caferi Sadık hemen kolunu açtı ve imam Azam’a göstererek Vallahi sen bilirsin ki bu ten Hz. Peygamber’in hücrelerini taşıyan bir tendir ve şu gördüğün kıllar da onun kıllarıdır. Onu öpmüyorsun da asayı öpmek istiyorsun, dedi. Bununla, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in zürriyetinin Hz. Peygamberin bir parçası olduklarını hatırlattı.

BANA VE EHL-İ BEYTİME SALATU SELAM GETİMİYENİN DUASI KABUL OLMAZ.

BENİM ŞEFAATİM. ÜMETİMDEN EHL-İ BEYTİMİ SEVENLEREDİR.

ONLAR BENDEDİR BENDE ONLARDANIM.

BENİM EHL-İ BEYTİM NUHUN GEMİSİNE BENZER ANCAK BİNEN KURTULUR BİNMİYENLER HELAK OLUR.

EHL-İ BEYT AŞKIYLA HEPİNİZE AŞKI NİYAZ EDERİM.

HZ. MUHAMMEDİN SEFATI ÜZERİMİZE OLSUN. GERÇEGE HÜ.

Cemal sevin- İzmir limontepe cem evi.

Hakkında Cemal SEVİN

Ayrıca Kontrol Ediniz

SONSUZ MATEM

Yan Kerbela… Can Kerbela… Kan Kerbela… Şan Kerbela… Ve Hayat ve ölüm ve Şehit Kerbela. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir