Ana Sayfa / Köşe Yazısı / İNSAN TARİHİNDE İLK KURBAN

İNSAN TARİHİNDE İLK KURBAN

İlk Kurban hadisesi Kur’an’ı kerim’de ve Tevrat’ta anlatılmaktadır. TEVRAT Takvim Bölümü Bab -4- Ayet -1- ve Adem karısı Havayı bildi. Ve gebe kalıp Kaini (KABİLİ ) doğurdu ve RABBİN yardımıyla bir adam kazandım dedi. Ayet-2- ve yine kardeşi HABİLİ doğurdu. Ve Habil Koyun çobanı oldu. Fakat Kabil çifçi oldu. Ayet-3- ve Kabil günler geçtikten sonra, toprağın semeresinden (RABE ) takdime getirdi. Ayet-4- ve Habil, kendiside sürünü ilk doğanlarından getirdi. Ve ( RAB ) Habil’e ve onun takdimesine baktı. Ayet-5-Fakat Kabil’e ve onun takdimesine bakmadı. Ve kabil çok öfkelendi. Ve çehresini astı. Ayet-6-ve (RAB) Kabile dedi. Niçin öfkelendin ve niçin çehreni astın. Ayet-7- Eğer iyi davranırsan o yükseltilmiyecekmi, ve eğer iyi davranmazsan, günah kapıda pusuya yatmıştır. Ayet-8- Ve Kabil kardeşi Habile söyledi, ve vaki oldu ki kırda oldukları zaman, Kabil kardeşi, Habile karsı kalktı. Ve onu öldürdü.

İnsanlık tarih de, ilk kurban, ilk Kavga, ve ilk Kan Dükümü, ve ilk cinayet böylece meydana gelmiştir.

İlk Kurbanda, Habil ile Kabil arasındaki, çekememezlik nedeniyle meydana gelen hadise, ( KUR’AN-I KERİM’DE ) Anlatılmaktadır.

Maide-süresi Ayet-27- Onlar Ademin iki oğluydu haberini de gerçek olarak oku. Hanı ikisi birer Kurban sunmuşlardı da biride kabul edilmemişti, Ötekide kabul edilmişti. Seni mutlaka öldüreceğim. Dedi. Öteki ALLAH sadece takva sahiplerinden kabul eder dedi. Yanı ALLAH’a itat edenin kabul eder.
Ayet -28- Habil beni öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi sana uzatmayacağım. Şu bir gerçek ki ben Alemlerin RABBİ olan ALLAH’tan korkarım.
Ayet -29- Habil, ben dilerim ki günahınla birlikte benim günahımı da yüklenesin ve cehennemlikler den olasın. Zalimlerin cezası budur. Cehennemdir. Kabil nefsine uyarak kardeşini öldürdü. Ve zarara uğruyanlardan oldu. Bu olay Tarihlerden söyle anlatılıyor. Adem ilk doğan ve bir son doğan çocuklarını evlendirmek istiyordu. Kabil benle doğan İklima ile evlenecem diyordu.
Çünkü İklima çok güzel bir kızdı. Adem her ne kadar direndise de Habile verecem Kabil yok dedi, ben alacam.
Hz. Adem yılda bir gün seçmişti ki o gün dua edilir. ALLAH’a kurban sunulurdu. Sonra gökten ateş Renginde kızıl bir şey inerdi, Kabul edilmeyen Kurbanın yanından geçmezdi. Eğer Kurbanın özerine konarsa kaktığı vakit o Kurban’dan bir iz bulunmazdı. Yanı kayba karışırdı. Halk da, o Kurbanın ALLAH tarafından kabul edildiği anlardı. ALLAH kabul etmediği Kurban önceki halinde ve olduğu gibi kalırdı. O ateş onu yakmazdı, o zaman halkın ortasında o Kurban sahibinin yüzü kara olurdu çok utanırdı. Bu ta İsrail oğulları zamanına kadar sürmüştür. Sonra bu tür hediye ortadan kalktı. Kabul edilip edilmediğini kiyamet gününe kadar kimse bilmez.
Kabil o kız kardeşiyle evlenmek isteyince Hz. Adem Habile, varın kurban sunun hanginizin iki kabul edilirse bu kızı ona vereyim dedi. İki kardeş Kurban sunmaya gittiler. Habil çobandı koyun güttüğü için sürüsünün en güzelini götürüp Kurban mihrabına koydu. Kabilde ekinci idi çifçiy’di. Bir kucak buğday aldı getirdi ki ondan daha aşağısı bulunmazdı onu Kurban yerine koydu. Adem çocukların her birine bir sanat öğretmişti Kabil çifçiydi ekin ekerdi.
Az sonra kus seklinde o ateş geldi, Habilin Kurbanını yaktı, yeri bom boş kaldı yanı Kurbanı kabul oldu. Kabilin buğday’i yerinde kaldı yanında bile geçmedi.
Kabil bunu görünce Habile çok kızdı, ben seni öldürecegim dedi. Habilde ALLAH kendisine itat ve ibadet edenin hediyesini kabul eder.
Habil eğer sen bana el uzatırsan benimde sana el uzatacağımı sanma. Ben ALLAH taalada korkarım, sana karışmam. Bunun üzerine Habil Kabil den korkardı Kabil daima Habilin peşinde gezerdi.
Bir gün Habil bir dağ basında uyurdu, Kabil bir taş alıp getirdi Habilin başına vurdu ve Habili öldürdü. Yer yüzünde ilk kan döken kimse Kabil olmuştur.
Adem oğullarından her kim kan dükse islediği günah kadarı Kabil özerine de gider. Çünkü o kendi nefsi için öz kardeşini öldürmüştür. Kabil Habili öldürünce çok korkmuştur. Babası Ademin göreceğinden korktu. Habili sırtına aldı gezdi dolaştı ne yapacağını bilmedi, yüce ALLAH o anda ona iki karga yolladı. Kabilin gözü ününde ikisi de bir biriyle kavga eti. Birisi diğerini öldürdü ve gagasıyla çukur kazdı ölü kargayı o çukura gömdü, üstüne toprak doldurdu kapattı. Kabil bu iş karşısından aciz kalmıştı şaşırmıştı.
Ben bunca aklımla ve bilgimle bir karga kadar yokmuşum. Bende onun yaptığı gibi yapayın dedi. Kalktı bir çukur kazdı kardeşini o çukura koydu üzerine toprak doldurdu. Bu sıra Adem peygamber Hacca gitmiş bütün çocuklarını büyük oğlu Kabile teslim etmişti. Döndüğünde Habili bulamayınca Kabilin öldürdüğünü anlamıştı. Kabil lanetlendi.
Ademin yasadığı yer hindistanmiş, yılda bir kere Mekkeye gelir ziyaret eder gene geri gidermiş. ŞİT Peygamber dünyaya gelince Mekkeye yerleşmiş.
KURBAN NE DEMEK.
Kurban kelimesinin anlamı,ALLAH’a yaklaşmak ve ALLAH’ın rızasını, yakınlığını kazanmak demektir. Kurban sözcük olarak arapça’dan dilimize geçmiştir, kurb sözcüğünden gelmektedir. Türkçe karşılığı YAKINLIK VEYA YAKLAŞMAK anlamına gelir. Burada kast edilen anlam, ALLAH’ın yakınlığını kazanmak, ALLAH’a manevi açıdan yaklaşmaktır. ALLAH yolunda malını, canını feda etme ve sevgisi uğruna her şeyde vazgeçme anlamına gelir.
Kurban, hayvan boğazlamak veya kesmek anlamına gelmez. Fakire, yoksula yetime yardım etmekle ve insanlığa yararlı işler yapmakla ALLAH’ın rızası kazanılır. Bu yardımların içerisinde hayvan kesip, aylarca et yiyemeyen fakire yetime et vermek suretiyle onları’da sevindirip, gönüllerini hoş etmekle, elbete ki ALLAH’ın rızasını kazanabiliriz. Bu güzel bir yardımdır ve güzel bir hayırdır. Böyle yardımları gerektiği zamanlarda yapmalıyız.
Fakat mümkün olduğu kadar bir hayır ihsan edecekseniz, hemen aklınıza hayvan kesmeyi sokmayın. Ondan daha hayırlı bir sevap işlemek istiyorsanız, bir yetime veya yakınınızda olan muhtaç fakirlere itiyaçları olan şeyleri alın verin. Oda kurban kadar hayırlıdır. Çünkü fakirleri sevindiren ALLAH’ı sevindirir.
KURBAN NİÇİN KESİLİR
Kurban, öncelikle ALLAH’ın sevgisini kazanmak, gazabından sakınmak ve beka aleminde şefaatına nail olmak için keseriz.
Kur’an’ı Kerimin Hacc süresinin 34-35-36- ayetleri (Her ümmet) için ALLAH’ın kendilerine verdiği rızık olarak dünya nimetlerine karşılık, ALLAH’a şükür ve şükranlarının ifadesi olarak üstünden ALLAH’ın ismini anarak kurban kesmelerini meşru FARZ kılıyor. Bu kestiğiniz hayvanların etleriyle fakirleri, yoksulları doyurun diyor.
Hacc süresinin – 37 – ayeti. Bu hayvanların ne etleri, ne de kanları ALLAH’a ulaşmayacaktır. ALLAH’a ulaşacak olan, ancak sizin, onun için yaptığınız gösterişten uzak, emel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, ALLAH’ı yüceltmeniz için, onları sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed iyilik yapanları müjdele.
Kur’an apaçık açıklıyor ki, yalnız hayvan kesmek, kurban yapmak demek değildir. Hayvan kesmeden de muhtaç olanlara yardım yaparak en güzel kurbanı kesmiş oluyoruz. Kestiğimiz kurban ile ALLAH’ın yardımlaşma emrini yerine getirmekle birlikte, bu görevi ilahi bir inançla birleştirmiş oluyoruz. Görülüyor ki kurban kesmek, yalnız hayvan kesmek değildir. Bu ilahi emir, yalnız hayvan boğazlamakla basite indirilemez. Kurban kesen kimsenin, bu hayırla beraber bütün kütü duygularından da arınması şarttır. Yanı kütü alışkanlıklarından, kötü huylarından arınarak, inançlı, imanlı, güzel ahlak sahibi olması gereklidir. Temiz bir insan olmaya gayret sarf etmelidir. Alevi inancının temel ilkeleri olan ELİNE DİLİNE BELİNE sayıp ol deyiminin anlamı da budur. Amaç kötülüklerden arınmış temiz toplum yaratmaktır. Görülüyor ki inançla, imanla halka yapılan her hizmet, Hakk’a yapılmış oluyor. Eğer hayvan kesmek mecburiyeti varsa, hayvanı keserken çok dikkat etmemiz gereken hususlar vardır. Bunlara dikkat etmeliyiz.
1-Hayvanın yanında kesilmiş veya kesilen hayvan olmasın. Ve kesileni görmesin.
2-Müslüman usulüne göre, ALLAH’ın ismi anılacak, yanı tekbir getirilecek.
3-Gözleri bağlanarak kesimi bilen bir tarafından eziyet edilmeden kesilmelidir.
4-Varsa, zamanın tekniğinden yaralanarak, hayvana hiç acı çektirmeden bayıltarak kesmek, daha hayırlıdır.
5-Kanı, yemediğimiz için iç organları ve diğer sakatatı toprağa gömmeli.
6-Kurban etinin üç de biri ev halkına, diğeri muhtaçlı fakirlere dağıtılmalı.
7-Yaşadığın toplum içerisinde, et yiyemeyen fakir yoksa, hayvan kesmene gerek yoktur. O Kurbanın parasını, bir fakire, bir yetime verin. Bunları da bulamasanız toplumun inancına, ve kültürüne, barışına ve dostluğuna hizmet eden cem evlerimize veya onlara es değerde bir kurum varsa, oraya yardım eden.
Kurban kesilmesinin anlamına bakınca, kurbanın yalnız hayvan kesmek olmadığını öğrendik.
Yalnız biz Alevilerin inancında, evimize pirimiz, mürşidimiz gelir, talip de ALLAH’a şükür eder ki evime pirim veya mürşidim gelmiştir diye sevinir. Öyle bir durum da bir şükür kurbanı keser, komsularını çağırır birlikte yerler. Ayrıca yol ve erkanımız gereği, bütün erkanlarda ikrar kurbanı kesilir. Bunlar bizim var olan ve bugüne kadar devam eden değerlerimizdir.
Kurban bayramında milyonlarca hayvan kesilirken, biz ALEVİLER bu güzel değerlerimizi ortadan kaldırmamızı doğru bulmuyoruz. Elbette ki, bazı müstesna hallerde, kurbanlarımızı keseceğiz. Fakat her sıkıştıkça kurban adamayı bırakırsak çok iyi olur. Yüce ALLAH tüm canların kurbanlarını kabul etisin.
Limontepe cemevi Cemal SEVİN Dede.

Hakkında Cemal SEVİN

Ayrıca Kontrol Ediniz

EHL-İ BEYT SEVGİSİ

Yüce Allah’ın bizlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Resule ve onun soyuna. Erişilmez bir mertebe bağışladığı, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir